Hamilelik Sonrası Karın Kasları ile Büyük Buluşma

Normal bir hamilelik 40 haftalık bir süreçten oluşur ve 37-42. haftalarda doğum her an gerçekleşebilir. Hamilelik süreci üçe bölünür ve uygun olacağı üzere her bir evreyi tanımlayan ‘trimester’ kelimesi kullanılır. Trimesterlar 12 ile 14 hafta, yaklaşık 3 ay sürer ve kendine özgü hormonal ve fiziksel değişiklikleri beraberinde getirir. Ancak bebeğinizin doğumuyla başlayan 4. trimesterdan pek bahsedilmez. Bebeğinizin hayata alışma süreci olarak kabul edilen bu zaman dilimi yaklaşık üç ay sürer. Yavrunuzun seslere, ışıklara, kokulara alışması ve dünyaya adapte olması için ihtiyaç duyduğu bu süreç sizin için de oldukça önemli bir zamandır.

Postpartum olarak anılan dönem, doğumu takip eden altı haftayı kapsar. Bebek için olduğu kadar anne için de oldukça kritik bir süreç olmasına karşın, ilgi odağı olan bebek çoğu zaman annenin kendisini ihmal etmesine sebeb olur.

Halbuki ilk altı haftada annelerin %87-94’ünün sağlık sorunu yaşadığı görülür. Sezeryan doğum yapan anneler için iyileşme sürecinin daha uzun sürdüğünü unutmamak gerekir. Hayatınızın yeni düzenine alışmanız, vücudunuzun toparlanması ve yaşadığı değişimlerin üstesinden gelmesi vakit alacak, aceleye getirilmemeli. Enfeksiyonlar, perinal bölgede ağrı, kanama, akıntı, meme sorunları, hemoroid, kabızlık, deri çatlaması, idrar yolu enfeksiyonu, saç kaybı karşılaşabileceğiniz sorunlar arasında. Ancak bir çoğunun doktorunuzu ziyaret ettiğiniz altıncı hafta postpartum kontrolünde düzene girmiş olacağını bilmek iç rahatlatıcı. Bir tek detay hariç; Diastasis Recti.

‘Diastasis’ ayrılma, ‘Recti’ ise karın kaslarınızı ifade eder. Hamilelik esnasında kadınların üçde ikisinde karşılaşılan bu durum, 35 yaş üstü annelerde ve ikiz hatta üçüz annelerinde çok daha yoğun görülür. Aslında sadece hamile annelerde değil, erkeklerde de rastlanılan karın kası ayrılması dikkatle üzerinde durulması gereken bir durum. 

Karın kasları iki yana açıldığında, ince bir bağ dokusu uterus, bağırsak ve diğer organları yerinde tutar. Gerekli kas desteği olmadığında vajinal doğumda güçlükle karşılaşılabilir, bu nedenle doğumöncesi yoga ile yan kaslar güçlendirilir. Bel ağrısı, kabızlık, idrar sızıntısı gibi semptomlara sahip olan diastasis recti, nefes almayı ve normal hareket etmeyi dahi engelleyebilir.

Nadirde olsa aşırı durumlarda doku yırtılması ve fıtık ile karşı karşıya kalınabilir.
Organlarınızın tekrar eski yerlerine oturmuş olması ve abdominal kaslarınızın kapanmış olması tercih edilen bir durum olmasına karşın bu süreç her anne için farklılık gösterebiliyor. Siz bir an evvel eski vücudunuza kavuşmak isterken dikkat etmeniz gereken hususları göz ardı etmemelisiniz.

Zorlamayın. Çocuğunuz dahil ağır yük taşımak bağ dokusunu zorlayabilir. Oturup, kalkmak dahi ağır yük başlığı altına giriyor çünkü vücudunuzun yükünü kaldırıyorsunuz, yapmayın nazlanın.
Yaptığınız egzersiz türüne dikkat edin. Mekik, şınav gibi ön kasların kullanıldığı spor hareketleri karın kası ayrılmasını destekler. Bunlardan uzak durulmalı. Doğum sonrası yoga hareketleri, bilen bir yoga eğitmeni tarafından verilmeli çünkü aşağı bakan köpek gibi her yoga duruşu uygun değildir ve hatta bazıları tetikleyicidir. Doğumdan hemen sonra başlayabileceğiniz kegel ve nefes çalışmaları en ideal pratiklerdir. Buna karşın yüzme, yapılmaması gereken sporlar arasında yer alır.

Karnınızı iyileştirin. Hangi hareketlerin karın kaslarınızı tekrar düzene sokacağına dair standart bir klavuz yok. Ancak gövdenizi saran çapraz karın kaslarının ve pelvik bölgesinin güçlendirilmesine yönelik yoga duruşları fayda sağlayacaktır. Hamilelik sonrası yogası olarak bilinen postnatal yoga doğum sonrasındaki üç ayda, iç yan kasları ve pelvisi güçlendirerek karın kaslarının birbirine yaklaşmasını sağlar. Vücudunuz eski haline geldiğinde spor hocanızın kollarına bırakabilirsiniz kendinizi. Ancak o zamana kadar size mekik yaptıran, doğum fizyolojisine ait bilgi sahibi olmayan spor hocalarından uzak durun lütfen.
Sevgiyle…